Hemen Ara 0506 060 12 39

Duygularımızı tanımak neden bu kadar zor?

Duygularımızı tanımak neden bu kadar zor?

Duygular Nedir? Neden Bu Kadar Merkezî Bir Rol Oynarlar?

Duygular, insanın iç dünyası ile dış dünya arasındaki en temel köprülerden biridir. Yaşadıklarımızı
anlamlandırmamıza, tehlikeyi fark etmemize, ilişkiler kurmamıza ve ihtiyaçlarımızı belirlememize
yardımcı olurlar. Buna rağmen birçok birey için duygularını tanımak, adlandırmak ve ifade etmek
oldukça zorlayıcı bir süreçtir.

“Nasıl hissettiğini bilmiyorum” ya da “kafam çok karışık” ifadeleri, duygusal farkındalıkta yaşanan bu
güçlüğün en yaygın göstergelerindendir.

Duyguları Tanımak Ne Anlama Gelir?

Duyguları tanımak, yalnızca “iyi” ya da “kötü” hissettiğini fark etmekten ibaret değildir. Bu süreç;
hissedilen duygunun ne olduğunu, neye bağlı olarak ortaya çıktığını ve bedende nasıl
deneyimlendiğini ayırt edebilmeyi içerir.
Öfke ile hayal kırıklığını, kaygı ile korkuyu ya da üzüntü ile boşluk hissini ayırt edebilmek, duygusal
farkındalığın temel yapı taşlarıdır. Bu ayrımı yapamadığımızda, duygular iç içe geçer ve karmaşa hissi
artar.

Duygularımızı Tanımakta Neden Zorlanırız?

1-Çocuklukta Öğrenilen Duygu Tutumları
Birçok birey, çocukluk döneminde duygularının nasıl karşılandığına bağlı olarak duygularıyla ilişkisini
şekillendirir. “Ağlama”, “Korkacak bir şey yok”, “Buna üzülünür mü?” gibi mesajlarla büyüyen
çocuklar, zamanla bazı duyguların kabul edilemez olduğu inancını geliştirebilir.
Bu durum, yetişkinlikte duyguları bastırmaya ya da görmezden gelmeye yol açabilir.

2-Duyguların Olumsuz Etiketlenmesi
Toplumda bazı duygular “zayıflık” göstergesi olarak etiketlenir. Üzüntü, korku ya da kaygı gibi
duygular çoğu zaman hoş karşılanmaz. Bu da bireylerin bu duygularla temas etmekten kaçınmasına
neden olur.
Oysa her duygu, bir ihtiyacın ya da sınır ihlalinin habercisidir.

3-Hızlı ve Yoğun Yaşam Temposu
Modern yaşam, duygulara durup bakmayı zorlaştırır. Sürekli meşgul olmak, duygularla temas
etmekten kaçınmanın görünmez bir yolu haline gelebilir. Duygular bastırıldıkça ortadan kaybolmaz;
yalnızca daha dolaylı yollarla kendini gösterir.

Duygular Bedende Nasıl Saklanır?

Duygular yalnızca zihinsel süreçler değildir. Bedende de iz bırakırlar. Tanınmayan ya da ifade
edilemeyen duygular, çoğu zaman bedensel belirtilerle kendini gösterebilir.

  • Sürekli mide ya da bağırsak problemleri
  • Kas gerginlikleri
  • Nefes darlığı hissi
  • Sebepsiz yorgunluk

Bu belirtiler, bedenin “bir şeyler oluyor” sinyalidir. Duygular görmezden gelindikçe beden konuşmaya
devam eder.

Duyguları Tanımamak Ne Gibi Zorluklara Yol Açar?

Duygusal farkındalık eksikliği, bireyin hem kendisiyle hem de çevresiyle ilişkisini zorlaştırabilir. Kişi
neye ihtiyaç duyduğunu bilemediğinde sınır koymakta zorlanır. İlişkilerde yanlış anlaşılmalar artabilir,
öfke patlamaları ya da ani geri çekilmeler yaşanabilir.
Ayrıca tanınmayan duygular, kaygı ve depresif belirtilerin sürmesine zemin hazırlayabilir.

Duyguları Tanımak Öğrenilebilir mi?

Evet. Duygusal farkındalık doğuştan sabit bir beceri değildir; geliştirilebilir. Bu süreç, yavaşlamayı, içe
dönmeyi ve kendine dürüstçe bakabilmeyi gerektirir.
Küçük adımlar önemli farklar yaratabilir:

  • Gün içinde durup “Şu an ne hissediyorum?” diye sormak
  • Bedensel tepkilere dikkat etmek
  • Duygulara isim vermeye çalışmak
  • Duygu günlüğü tutmak

Bu pratikler, duygularla temas kurmayı kolaylaştırır.

Terapi Duyguları Tanımada Nasıl Yardımcı Olur?

Terapi, duyguların güvenli bir ortamda keşfedilmesini sağlar. Terapist, danışanın yaşadığı duyguları
adlandırmasına ve bu duyguların kökenlerini anlamasına eşlik eder. Bu süreçte duygular yargılanmaz;
anlamlandırılır.
Terapi, bireyin duygularıyla savaşmak yerine onlarla iş birliği kurmasına yardımcı olur. Bu iş birliği,
içsel dengeyi güçlendirir.

Duygularla Temas Kurmak Neden Cesaret İster?

Duygularla temas etmek, bazen uzun süredir kaçınılan gerçeklerle yüzleşmeyi gerektirir. Bu nedenle
zorlayıcı olabilir. Ancak duyguların tanınması, kişinin kendini daha bütün hissetmesine katkı sağlar.
Duygular bastırıldığında değil; anlaşıldığında dönüştürücü güce sahip olur.

Duygular Rehberdir

Duygularımızı tanımakta zorlanmamız, bir eksiklik değil; öğrenilmiş bir durumdur. Bu durum fark
edildiğinde değiştirilebilir. Duygular, bizi zorlamak için değil; kendimizi korumak ve yönlendirmek için
vardır.
Duygularla temas etmek, zayıflık değil; içsel güç göstergesidir. Terapi ise bu
temasın güvenli ve yapılandırılmış bir şekilde kurulmasına olanak tanır. Duygular tanındıkça, insan
kendine biraz daha yaklaşır.

Bir yanıt yazın