İlk Terapi Seansında Sizi Neler Bekler?
İlk Terapi Seansı Neden Bu Kadar Merak Uyandırır?
Terapiye başlamaya karar vermek çoğu kişi için önemli bir adımdır. Ancak bu adım, beraberinde
belirsizlikleri de getirebilir. “Ne anlatmalıyım?”, “Nereden başlamalıyım?”, “Beni yargılar mı?” gibi
sorular ilk seans öncesinde oldukça yaygındır. Bu merak ve kaygı hali son derece doğaldır; çünkü kişi
alışık olmadığı bir sürece adım atmaktadır.
İlk terapi seansı, çoğu zaman sanıldığı gibi derin yüzleşmelerin zorunlu olduğu bir alan değildir. Aksine
bu seans, tanışma, çerçeve çizme ve güvenli bir ilişki kurma amacı taşır.
İlk Seansın Temel Amacı Nedir?
İlk terapi seansının temel amacı, danışan ile terapist arasında güvenli bir terapötik ilişki kurmaktır. Bu
seans, sürecin nasıl ilerleyeceğine dair genel bir yol haritası oluşturur.
Bu aşamada terapist:
Danışanı tanımaya çalışır
Başvuru nedenini anlamaya odaklanır
Terapi sürecinin çerçevesini açıklar
Danışanın “her şeyi anlatmak zorunda” olduğu bir seans değildir. Tempo, danışanın ihtiyacına göre
şekillenir.
İlk Seans Nasıl Başlar?
İlk seans genellikle terapistin kendini tanıtması ve terapi süreciyle ilgili temel bilgileri paylaşmasıyla
başlar. Gizlilik, seans süresi, görüşme sıklığı ve terapi yaklaşımı bu aşamada açıklanır.
Ardından terapist, danışana başvuru nedenini sorar. Bu soru, çoğu zaman “Sizi buraya getiren ne
oldu?” gibi açık uçlu bir şekilde yöneltilir. Burada doğru ya da yanlış bir cevap yoktur; danışanın ifade
edebildiği kadarı yeterlidir.
Ne Anlatmalıyım? Nereden Başlamalıyım?
Bu soru, ilk seansa gelen bireylerin en sık yaşadığı kaygılardan biridir. Terapi sürecinde anlatılacakların
bir sırası ya da kuralı yoktur. Danışan, o an en önemli hissettiği yerden başlayabilir.
Terapist, anlatımı yapılandırmak ve süreci anlaşılır kılmak için yönlendirici sorular sorabilir. Bu sorular,
danışanı zorlamak için değil; anlatımı desteklemek içindir.
Terapist Beni Yargılar mı?
Terapi odası, yargıdan arındırılmış bir alandır. Terapistin görevi değerlendirmek ya da eleştirmek
değil; anlamaya çalışmaktır. Danışanın duygu, düşünce ve deneyimleri olduğu gibi kabul edilir.
Bu güvenli alan, danışanın kendini sansürlemeden ifade edebilmesine olanak tanır. Yargılanma
korkusu, çoğu zaman geçmiş deneyimlerden beslenir; ancak terapi süreci bu korkunun yavaş yavaş
azalmasına yardımcı olur.
İlk Seans Duygusal Olarak Zorlayıcı Olur mu?
Bazı danışanlar ilk seansta rahatlama hissederken, bazıları duygusal olarak yorulmuş hissedebilir. Her
iki deneyim de doğaldır. Uzun süredir konuşulmayan duygulara temas etmek, kısa süreli bir duygusal
yoğunluk yaratabilir.
Bu yoğunluk, terapinin “kötü gittiği” anlamına gelmez. Aksine kişinin iç dünyasıyla temas etmeye
başladığının bir göstergesi olabilir.
İlk Seans Sonunda Hemen Çözüm Beklenmeli mi?
İlk terapi seansı, genellikle çözüm üretme seansı değildir. Bu seans daha çok tanıma, anlama ve
çerçeve oluşturma sürecidir. Terapi, zamana yayılan bir süreçtir ve değişim çoğu zaman adım adım
gerçekleşir.
İlk seansın ardından “her şey çözüldü” hissi beklemek gerçekçi olmayabilir. Ancak çoğu danışan,
sürecin kendisi için uygun olup olmadığına dair bir fikir edinir.
Seans Sonunda Neler Konuşulur?
İlk seansın sonunda terapist, seansla ilgili kısa bir özet yapabilir ve sürecin nasıl devam edebileceğine
dair görüşlerini paylaşabilir. Danışanın soruları varsa bunlar yanıtlanır.
Devam seanslarına dair planlama bu aşamada yapılır; ancak danışan, hemen karar vermek zorunda
değildir. Terapiye başlamak, danışanın kendi temposunda vereceği bir karardır.
İlk Seans Kaygısını Azaltmak İçin Neler Yapılabilir?
-Seansa “mükemmel anlatmalıyım” beklentisiyle gitmemek
-Bilinmezliğin normal olduğunu kabul etmek
-Kendine zaman tanımak
-Terapistin uzmanlığına ve yönlendirmesine güvenmek
Bu yaklaşım, ilk seansın daha rahat geçmesine yardımcı olabilir.
Sonuç: İlk Seans Bir Başlangıçtır
İlk terapi seansı, bir yolculuğun başlangıç noktasıdır. Bu yolculukta acele etmek gerekmez. Terapi,
kişinin kendini tanımasına ve içsel süreçlerini anlamlandırmasına alan açar.
Unutulmamalıdır ki terapiye başlamak, bir sorun göstergesi değil; kendine gösterilen bir özen ve
farkındalık adımıdır. İlk seans ise bu adımın atıldığı, güvenli ve destekleyici bir duraktır.
